| | |
| Yazar | Mesaj |
|---|
turunç süper cansel


Mesaj Sayısı: 628 Yaş: 26 Kayıt tarihi: 22/03/07
 | Konu: ŞEBNEM FERAH Ptsi Nis. 02, 2007 3:07 pm | |
| 12 Nisan 1972 yılında Yalova'da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem'in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem'in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya. İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik'te "Özel Namık Sözeri Lisesinde" yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem'in kendisini tanımasına, tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş. Şebnem'in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında"Pegasus"adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem, 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna "Odtü Ekonomi" Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince "İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı" bölümüne kaydolmuş. 1994 yılında "Volvox" grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş. Daha sonra "15 Kasım 1996 Cumartesi" günü "KADIN" adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu "Vazgeçtim Dünyadan" adlı parçasına çeken Şebnem, Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini "04 Nisan 1997" de "İzmir Ege Üniversitesi" nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı. Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra "24 Haziran 1999 Perşembe Günü" ikinci albümünün ilk klibi "Bugün" müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih "30 Haziran 1999 Çarşamba" yı gösterdiği zaman "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" şarkısına geldi, klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı. İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece "03 Ekim 2001" tarihinde "Perdeler" adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem, İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video, albümle aynı adı taşıyan "Perdeler" şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra "Sigara" şarkısı da, renkli camda boy göstermeye başladı. İki yıl aradan sonra, tarih "12 Mayıs 2003 Pazartesi" yi gösterdiğinde, yeni albümünün ilk videosu "Ben Şarkımı Söylerken" müzik kanallarında dönmeye başladı. "15 Mayıs 2003 Perşembe Günü" "Kelimeler Yetse" adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar, Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler ve Mayın Tarlası’na da klip çekti ve yeni albüm çalışmalarına başlayana dek Türkiye'nin bir çok şehrinde konserler verdi... Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, “5 Temmuz 2005 Salı günü” bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü “Can Kırıkları”nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem’in yeni albüm konserleri de bu sayede başlamış oldu. Çok geçmeden “Çakıl Taşları”na ikinci video klip geldi. Katıldığı programlarda birçok klip ve konser müjdesi veren Şebnem’in, konser maratonu halen devam etmekte... Albümleri dışında da Şebnem Ferah’ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi sanatçıya geri vokalleri'yle, kimisiyle de düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok film ve reklam müziği'ni de seslendirmiştir. Aynı zamanda diğer sanatçılarla beraber yardım konserleri vermek gibi pek çok faaliyette de bulunmuştur. Kısacası Şebnem varolduğu günden bu yana bir çok eşsiz başarıya imza atmıştır. Kendi ruhunun müziğini bulup, seçtiği yolda emin ve sağlam adımlarla yürümeyi başaran, içi doldurulmuş boş şarkıları değil hayatın gerçeklerini yansıtan şarkılarını, eşsiz sesini bizlere sunan ve en önemlisi dinleyenlerine Yüreğinin Tümünü açmaktan çekinmeyen, daima Samimi Duygularını paylaşan Gerçek Müzisyen Şebnem Ferah'a ŞEBNEM FERAH _________________  |
|  | | turunç süper cansel


Mesaj Sayısı: 628 Yaş: 26 Kayıt tarihi: 22/03/07
 | Konu: ZUHAL OLCAY Ptsi Nis. 02, 2007 3:14 pm | |
| Zuhal Olcay Zuhal Olcay Doğum tarihi 1957 Ölüm tarihi * Doğum yeri Türkiye / İstanbul Mesleği Oyuncu Zuhal Olcay, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu, müzisyendir * 1 Hayatı o 1.1 Tiyatro o 1.2 Filmler o 1.3 Tv Yapımları * 2 Bağlantılar Hayatı 1957 yılında İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Babası erkek berberi Cevat İşanç, annesi evhanımı Süheyla İşanç olan Zuhal Olcay’ın gerçek adı Zuhal İşanç idi. Konservatuarda piyano öğretmeni olan teyzesinin teşviki ile Ankara’ya giderek tiyatro eğitimine başladı. 1976’da Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünü bitirdi. Aynı yıl sınıf arkadaşı Selçuk Yöntem ile evlendi. Bir sene Londra’da eğitim gördü. Üç yıl süren ilk evliliğinin ardından işadamı Zafer Olcay ile evlenen Zuhal Olcay, İzmir’e yerleşti ve İzmir Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuğa başladı. 1981 yılında kızı Ceren dünyaya geldi. 1983’ten itibaren çeşitli televizyon yapımlarında rol aldı; ilk televizyon filmi olan Sönmüş Ocak'tan sonra Parmak Damgası adlı yapım ile tanındı. Film festivallerinde aldığı ödüller ününü arttırdı. Sinema oyunculuğu ile birkite tiyatro oyunculuğunu da sürdüren Olcay, 1986’da Martı'daki Nina rolüyle Avni Dilligil Tiyatro Ödülü'nü, 1988’de Balkon 'daki İrma rolüyle Ankara Sanat Ödülü’nü kazandı. 1989`da Evita Müzikali’nde Evitayı oynadı. Bu müzikaldeki başarısı üzerine şarkıcılık kariyeri başladı. Dünden Sonra, Yarından Önce adlı filmde şarkıları seslendiren Olcay, daha sonra Onno Tunç’un bestesi olan parçayı bir albümde seslendirdi. Zuhal Olcay, 1989’da Sahte Cennete Veda adlı filmdeki rolüyle Almanya’da Altın Film Şeridi En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak uluslararası bir başarı elde etti. 1987’de eşinden ayrılan Olcay, üçüncü evliliğini 1992’de Londra’da tiyatro oyuncusu Haluk Bilginer ile yaptı. Aynı yıl Indiana Jones adlı Hollywood yapımında eşi ile birlikte Halide Edip ile İsmet Bey’i canlandırdılar. 1990’da Haluk Bilginer ile birlikte Tiyatro Stüdyosu adlı özel tiyatronun kurucuları arasında yer aldı ve bu tiyatroda Aldatma, Kankardeşler, Histeri, Balkon gibi oyunlarda başrol üstlendi. Çeşitli siyasi eylemlere de katılan Olcay’a Bakırköy Belediye Başkanı Adaylığı teklif edildi. Üskürdar’da kiralayıp restore etikleri Tiyatro Stüdyosu’nun 1996’da yanması üzerine 1999’da Haluk Bilginer ile birlikte Oyun Atölyesi'ni kurdu. Olcay, Oyun Atölyesi’nin sahnelediği ilk oyun olan Steven Berkoff’un Dolu Düşün Boş Konuş adlı oyunundaki rolüyle Afife Tiyatro Ödülleri "En İyi Komedi Kadın Oyuncusu" Ödülü'nü aldı. Çift, Istanbul’un Moda semtinde bir apartmanı restore ederek oluşturduğu tiyatro mekanını 2002’de açtı. Zuhal Olcay'ın Bilginer ile olan evliliği 2004 yılında sona erdi. Müzik çalışmalarını önce Vedat Sakman, daha sonra Bülent Ortaçgil ile devam eden ve Küçük Bir Öykü, 'İyisin gibi parçalarla müzik listelerine giren Olcay’ın Küçük Bir Öykü (1990), İki Çift Laf (1993), Oyuncu (1996), İhanet (1998), Başucu Şarkıları (2001) ve Başucu Şarkıları-2 (2005) ve Cengiz Onural'la ortak çalışması olan Hiçbiryerde isimli albümleri vardır. Rol Aldığı Projeler Tiyatro * Othello * Martı * Evita * Aldatma * Kan Kardeşleri * Histeri * Balkon * Dolu Düşün Boş Konuş * Ayrılış * Nathalie Filmler * İhtiras Fırtınası * Amansız Yol * Kurşun Ata Ata Biter * Halkalı Köle * İstek * Genç ve Dul * Oteldeki Cinayet * Bir Günah Gibi * Dünden Sonra Yarından Önce * Bir Avuç Gökyüzü * Gece Yolculuğu * Sahte Cennete Veda * Medcezir Manzaraları * Gizli Yüz * Kara Sevdalı Bulut * İki Kadın * Ay Vakti * Bir Sonbahar Hikayesi * Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey * İstanbul Kanatlarımın Altında * 80. Adım * Salkım Hanım'ın Taneleri * Hiçbiryerde Tv Yapımları * Sönmüş Ocak * Parmak Damgası * Gecenin Öteki Yüzü * Ateşten Günler * Baharın Bittiği Yer * Artist Palas * Medeni Haller * Çatısız Kadınlar * Yeditepe İstanbul * Ti Show * Seni Çok Özledim * Geniş Zamanlar _________________  |
|  | | turunç süper cansel


Mesaj Sayısı: 628 Yaş: 26 Kayıt tarihi: 22/03/07
 | Konu: Geri: Müzik Çarş. Nis. 04, 2007 3:43 pm | |
| ZEKİ MÜREN Doğum tarihi 6 Aralık 1931 Ölüm tarihi 24 Eylül 1996 Doğum yeri Türkiye Mesleği Türk Sanat Müziği Sanatçısı Zeki Müren, (d. 6 Aralık 1931, Bursa – ö. 24 Eylül 1996, İzmir). Klasik Türk Müziği sanatçısı. Bursa'da başladığı orta öğrenimini İstanbul'da Boğaziçi Lisesi'nde tamamladı. İstanbul'da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu. Desen çalışmalarını öğrencilik yıllarından başlayarak pekçok kez sergiledi. Zeki Müren, Bursa'da tamburi İzzet Gerçeker'den aldığı solfej ve usül dersleriyle musiki bilgileri öğrenmeye başladı. 1949'da, Boğaziçi Lisesi'nde okurken Agopos Efendi (sinema yönetmeni ve senaryo yazan Arşavir Alyanak'ın babası) ile udi Kirkor'dan aldığı derslerle de musiki eğitimini sürdü. Daha sonra fasıl musikisini iyi bilen ve geniş bir repertuvarı olan Şerif İçli'den çeşitli eserler meşk etti; Refik Fersan'dan, Sadi Işılay'dan, Kadri Şençalar'dan yararlandı. 1950'de sınavla İstanbul radyosu'na girdi. İstanbul radyosunda 1951'de, canlı olarak yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi ve bu konseri çok beğenildi. Bundan sonra Türkiye radyolarında düzenli olarak okumaya başladı. Radyo programları on beş yıl sürdü, bunların çoğu canlı yayın programlarıydı. Müren bundan sonra kendini daha çok sahne ve plak çalışmalarına verdi. Alışılmış kalıpları zorlayan elbiseleri ve sahne davranışı ile halkın ilgisini sürekli olarak üstünde tutmayı başardı. Zeki Müren 600'ü aşkın plak ve kaset doldurdu. Plağa okuduğu ilk şarkı Şükrü Tunar'ın "Bir muhabbet kuşu" güfteli şarkısıdır. Müren 1955'te "Manolyam" adlı şarkısıyla Türkiye'de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü'nü kazandı. Zeki Müren Türkiye'de en çok konser veren ses sanatçısıdır. Bir yılda yüz konser verdiği dönemler olmuştur. Kendisine 'sanat güneşi' ünvanı verilmiştir. Yabancı ülkelerde de birçok konser vermiştir. İki yüz dolayında şarkı besteledi. On yedi yaşındayken bestelediği "Zehretme hayatı bana cânânım" mısraıyla başlayan acemkürdi şarkı bestelediği ilk şarkıdır. "Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu" (suzinâk), "Manolyam" (kürdilihicazkâr), "Bir demet yasemen" (nihavend), "Gözlerinin içine başka hayal girmesin" (nihavend) güfteli şarkıları sık sık okunan, en sevilen şarkılarıdır. Müren bu şarkıları plaklara da okumuştur. Zeki Müren 1954'te Beklenen Şarkı adlı filmde sinema oyunculuğuna başladı. Büyük bir ticari başarı kazanan bu filmden sonra şarkılarının çoğunu kendisinin bestelediği on sekiz filmde daha oynadı. 1955'te de Arena Tiyatrosu'nca sahneye koyulan Çay ve Sempati adlı oyunda da baş roldeki oyuncuydu. Ayrıca 'Bıldırcın Yağmuru' isimli bir şiir kitabı da vardır. Zeki Müren kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı yüzünden 1980'den sonra sahne hayatından ve musikiden uzaklaştı. Bodrum'daki evine kapandı, münzevi bir hayat yaşadı. 24 Eylül 1996 Çarşamba günü, TRT İzmir Televizyonu'nda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Cenazesi görülmemiş bir halk kalabalığının katılmasıyla büyük bir törenle kaldırıldı. Mezarı, doğum yeri olan Bursa'da Emirsultan mezarlığındadır. Vasiyetinde mirasının en büyük bölümünü Mehmetçik Vakfı'na bıraktı. Albümleri * Senede Bir Gün (1970) * Pırlanta 1 (1973) * Pırlanta 2 (1973) * Pırlanta 3 (1973) * Pırlanta 4 (1973) * Hatıra (1973) * Anılarım (1974) * Mücevher (1975) * Güneşin Oğlu (1976) * Nazar Boncuğu (1977) * Sükse (1978) * Kahır Mektubu (1981) * Eskimeyen Dost (1982) * Hayat Öpücüğü (1984) * Masal (1985) * HELAL OLSUN (1986) * Aşk Kurbanı (1987) * Gözlerin Doğuyor Gecelerime (1988) * Ayrıldık İşte (1989) * Karanlıklar Güneşi (1989) * Zirvedeki Şarkılar (1989) * Dilek Çeşmesi (1989) * Bir Tatlı Tebessüm (1990) * Doruktaki Nağmeler (1991) * Sorma (1992) Ölümünden Sonra Yayınlanan Albümler; * Muazzez Abacı & Zeki Müren Düet (2000) * Selahattin Pınar Şarkıları (2005) * Sadettin Kaynak Şarkıları (2005) * Zeki Müren: 1955-1963 Kayıtları (2005) * Batmayan Güneş (2006) Zeki Müren yukarıda belirtilenler dışında, 1968-1974 yılları arasında Grafson Plak'tan kendi adıyla anılan 12 farklı albüm daha yayınlamıştır . _________________  |
|  | | lynn_ ACEMİ ÜYE


Mesaj Sayısı: 7 Kayıt tarihi: 08/04/07
 | Konu: Deprem Paz Nis. 08, 2007 6:00 pm | |
| DePReM, müzik piyasasina ilk adimini 2003 yilinda, Ertugrul Kulaksizoglu ve Efe Deprem Gürdal'in öncülügünde atmistir. Grubun bugünkü seklini almasi 2006'nin sonlarini bulmustur. Bu zaman diliminde birkaç konserin yanisira, yapilan müzigi gerçekten hissettirecek, "grup olma" mantigini benimseyecek elemanlar aradi DePReM. Davula Can Güler'in geçmesi ve son olarak vokal/gitar'da Çagatay Sen'in yerini almasi ile aktif müzik kariyerlerine baslamis oldular. Grup yapilan isi sevecek, sahiplenecek bir kitleye hitap etmek istediginden, kaliteli bir albüm, grubun öncelikli hedeflerinden. Bu süre içerisinde grup sikca verecegi konserler ile müzigini en iyi sekilde paylasmak istiyor. Konserlerde bestelerin yanisira, birbirinden farkli bir çok tarzda coverlara da yer veren grup; 2007 basinda bitirdigi bestelerinden 4 tanesini begeninize sundu. Ankara'da Biziz, Gölge, Garaj, If, Barfly barlari, Baris Manço Festivali ve ODTÜ'nün çesitli etkinliklerinde bir çok kez sahne aldi., Eskisehir’de - 222 ve Hayal, Istanbul’da da Studio Live ve RH+'de de müzigini sevenleriyle paylasti. Gruptaki her bireyin önceden (veya halen) çalismis oldugu gruplardan edindigi en az 50'ser konserlik deneyim ile grup sahnesini görsel olarak da süslemeye özen göstermekte. Sevenlerinin destegi ile müzik piyasasinda iyi bir yerlere gelmeyi planlayan grup, siz sevenleriyle her geçen gün daha da büyümekte. dinlemek isteyen olursa www.myspace.com/depremtheband |
|  | | turunç süper cansel


Mesaj Sayısı: 628 Yaş: 26 Kayıt tarihi: 22/03/07
 | Konu: Geri: Müzik Salı Nis. 10, 2007 3:30 pm | |
| mor ve ötesi: Kerem Kabadayı (davul) Harun Tekin (vokal / gitar) Kerem Özyeğen (gitar) Burak Güven (bas) mor ve ötesi 1995 yılının ocak ayında Kerem Kabadayı (davul), Harun Tekin (vokal/gitar), Derin Esmer (vokal/gitar) ve Alper Tekin (bas) tarafından kuruldu. Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü aynı yılın ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve Şehir, 1996'nın haziran ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla büyük ilgi çekti. 1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren mor ve ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Şubat 1998'den itibaren Captain Hook'ta düzenli olarak çalmaya başlayan mor ve ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın'ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999'un mart ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı. 1999 yılının ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. 2000 yılının başlarında mor ve ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın" ile katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil'e saygı albümü yayımlandı. mor ve ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık'ta İstanbul'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Üçüncü albüm Gül Kendine'nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 aralık ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi www.morveotesi.com da aynı ay içerisinde faaliyete geçti. 2002'nin nisan ayında mor ve ötesi İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. 2 Temmuz 2002 akşamı İstanbul'da yapılan H2000 festivalinde mor ve ötesi tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti. 2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete mor ve ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da yüz bin kişiyle birlikte söylendi. 2003 mayısında mor ve ötesi Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren mor ve ötesi, bir yandan da Çağan Irmak'ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı. Ocak 2004'te Dünya Yalan Söylüyor için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm nisan ayı sonunda yayımlandı. İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirirken, bugüne kadar Türk rock sahnesinde emsali gorülmemiş bir başarının habercisi oluyordu. Fikret Kızılok'un 'Sevda Çiçeği' adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümdeki üçüncü singl olan "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film Şarkısı' seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı ve hem dinleyiciler hem de müzik otoriteleri tarafından yılın şarkısı olarak değerlendirildi. Çeyrek milyonluk bir satış yakalayan Dünya Yalan Söylüyor, yayımlanışından iki buçuk yıl sonra Blue Jean dergisi tarafından 'Tüm Zamanların En İyi Türkçe Rock Albümü', Billboard dergisi tarafından da 'Son On Yılın En İyi İkinci Türkçe Rock Albüm' seçilecekti. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel-görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı. 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, produktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük'ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra'da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler'i 9 Mayıs 2006'da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy'nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor'a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler'den ilk single ve video "Şirket", ikincisi ise "Küçük Sevgilim" oldu. _________________  |
|  | | turunç süper cansel


Mesaj Sayısı: 628 Yaş: 26 Kayıt tarihi: 22/03/07
 | Konu: Geri: Müzik Salı Nis. 10, 2007 3:34 pm | |
| HALUK LEVENT 26 Kasım 1968'de Adana'nın Yüregir ilçesinde doğdu. İlkokulu Sabancı Ilkögretim Okulu'nda okudu. Adana Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Sonra sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği, Ankara Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı, Orta Doğu Üniversitesi Fizik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünde kısa zamanlar öğrencilik yaptı. Üniversite giriş sınavlarını kazanıyordu ama eğitimini istikrarlı bir şekilde ilerletemiyordu. Bu durumda ailesinin maddi sıkıntıları da önemli bir rol oynuyordu. Sınavlarla geçen bu yıllar içinde ticaretle uğrasan Haluk Levent, basarisiz bir ticaret adamı olarak Adana'dan ayrıldı ve kendini yollara verdi. İlk albümünün "Yollarda" adini alması da bugünlerdeki deneyimlerin sebebidir. Birçok şehirde dolaşıp şarki söyledi. Kimi zaman hasta bir kız çocuğu için sokak sokak dolaşıp şarkı söyleyerek para toplamaya çalıştı. Bu çabaların bazılarında basarili oldu. 1992 yılında İstanbul'a geldi. Ortaköy'de çeşitli barlarda çalıştı. 1990'da başladığı albüm çalışmaları zahmetli ve yıldırıcı dört yılın ardından meyvesini verdi. 1994'te "Yollarda" albümünü çıkarttı. Bu albüm ayni zamanda Anadolu Rock müziğinin ortaya çıktığı 70'lerden sonra ikinci yükseliş döneminin ilk eserlerindendi. Ayni yıl Moğollar da 20 yıl aradan sonraki ilk albümünü çıkartmıştır. "Yollarda" hiç beklenmedik bir şekilde yaklaşık ikiyüzbinlik satış rakamına ulaştı. Bu, Türkiye Müzik piyasasında açılan yeni bir kulvarın ardından milyonları sürükleyeceğine dair ilk işaret gibiydi. İlk albümün ardından 1996'da "Bir Gece Vakti" bir milyona yaklaşan satış rakamıyla müzik gündemine bomba gibi düştü. Yine 1996'nın sonlarında "Arkadaş" albümü piyasaya çıktı. Bu albümle sanatçı, Anadolu Rock müziğin müzikal anlamda en basarili örneklerinden birine imza atmıştır. sanatçı "Arkadaş" albümü için "Bu albümle dünya standartlarını yakaladım" demektedir. 1997'nın Ağustos ayında cezaevine girdi. yaklaşık on yıldır kurtulamadığı ticari bir dava yüzünden 9 ay cezaevinde kaldı. Cezaevindeyken uzun saçlarını kesip Akkuyu 'ya, yapılması düşünülen Nükleer santral projesinin protesto gösterilerine yolladı. Cezaevine girmeden önce oluşturmuş olduğu kayıtlarla "Mektup" albümünü çıkarttı. "Mektup" içeriden dışarıya yazılmıştı ve dışarıda bu "Mektup"u yüz binlerce kişi okudu. İçerde bos durmadı "Kedi Köprüsü" adli ilk kitabini yazdı. Gözleri kör eden ışıklardan kurtulmuş ve her ne kadar yüz bin mektup almış olsa da sonunda kendisine kalmıştı. Bu "kendinelik" bir kitapla somutlaştı. Cezaevinden çıktıktan sonra yeni albümünü hazırlamak için çok az bir vakti vardı. Çünkü 18 aylık askerlik görevi bekliyordu. Bu koşullar altında "Yine Ayrılık" albümünü çıkarttı ve askere gitti. O askerdeyken bedelli askerlik çıktı. Anlamlı bir talihsizlik oldu. Askerdeyken Türkiye�nın daha önce hiç gitmemiş olduğu yerlerinde konserler verdi. Bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da konserler verdi. 1999 depreminin ardından İzmit"te kurulan Çadır kentlerde bizzat çalışıp çadırlar kurdu. Depremzedeler yararına konserler verdi. Askerdeyken izin günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi. "www.Leyla.com"u çıkarttı. Gittikçe dijitalleşen bir dünyada duyguların da dijitalleştiğinden dem vuruyor, "Kamyoncunun Türküsü" şarkısıyla Susurluk'a gönderme yapıyordu. Askerlik görevinin ardından sırasıyla "Kral Çıplak", "Bir Erkeğin Günlüğü" ve "Aç Pencereni" adli albümlerini piyasaya sürdü. Ayrıca ikinci deneme kitabi olan "Moritos!un Düşleri' Ni yayımladı. Sanat yaşamının on besinci yılına (2005) adim atan sanatçı, bu geçen on beş yıl boyunca yurtiçinde ve yurtdışında yaklaşık on bin konsere çıktı. Türkiye'de en çok konser veren sanatçıların basında gelen Haluk Levent, bu konserlerin çok önemli bir kısmından para almamış, konserin gelirini ihtiyacı olan hastalara vakfetmiştir. Yardımsever Rock' çı tanımının yakıştırılması bu sebeptendir. Ayni zamanda Çevre Sorunlarına karsı duyarlılığıyla ön plana çıkan sanatçı, hemen hemen her albümünde çevre bilincini asılama yolunda şarkılara yer verdi. Türkiye�nın değişik bölgelerinde çevre katili projeler aleyhine davalar açtı ve açılan davalara müdahil oldu. Mersin'in Kazanlı ilçesindeki Caretta Caretta Kaplumbağalarının soyunun tükenmemesi için protesto gösterilerinde bulundu. Kısa sanat yaşamına on iki albüm, on bin konser, iki kitap yüzlerce ödül, yardim konserleri, iki tane rekor konser (on iki saatlik), onlarca çevre davası sığdıran Haluk Levent, yürüdüğü yolda olgun ve emin adımlar atmaya devam ediyor. _________________  |
|  | | turunç süper cansel


Mesaj Sayısı: 628 Yaş: 26 Kayıt tarihi: 22/03/07
 | Konu: Geri: Müzik Salı Nis. 10, 2007 3:35 pm | |
| HALUK LEVENT 26 Kasım 1968'de Adana'nın Yüregir ilçesinde doğdu. İlkokulu Sabancı Ilkögretim Okulu'nda okudu. Adana Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Sonra sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği, Ankara Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı, Orta Doğu Üniversitesi Fizik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünde kısa zamanlar öğrencilik yaptı. Üniversite giriş sınavlarını kazanıyordu ama eğitimini istikrarlı bir şekilde ilerletemiyordu. Bu durumda ailesinin maddi sıkıntıları da önemli bir rol oynuyordu. Sınavlarla geçen bu yıllar içinde ticaretle uğrasan Haluk Levent, basarisiz bir ticaret adamı olarak Adana'dan ayrıldı ve kendini yollara verdi. İlk albümünün "Yollarda" adini alması da bugünlerdeki deneyimlerin sebebidir. Birçok şehirde dolaşıp şarki söyledi. Kimi zaman hasta bir kız çocuğu için sokak sokak dolaşıp şarkı söyleyerek para toplamaya çalıştı. Bu çabaların bazılarında basarili oldu. 1992 yılında İstanbul'a geldi. Ortaköy'de çeşitli barlarda çalıştı. 1990'da başladığı albüm çalışmaları zahmetli ve yıldırıcı dört yılın ardından meyvesini verdi. 1994'te "Yollarda" albümünü çıkarttı. Bu albüm ayni zamanda Anadolu Rock müziğinin ortaya çıktığı 70'lerden sonra ikinci yükseliş döneminin ilk eserlerindendi. Ayni yıl Moğollar da 20 yıl aradan sonraki ilk albümünü çıkartmıştır. "Yollarda" hiç beklenmedik bir şekilde yaklaşık ikiyüzbinlik satış rakamına ulaştı. Bu, Türkiye Müzik piyasasında açılan yeni bir kulvarın ardından milyonları sürükleyeceğine dair ilk işaret gibiydi. İlk albümün ardından 1996'da "Bir Gece Vakti" bir milyona yaklaşan satış rakamıyla müzik gündemine bomba gibi düştü. Yine 1996'nın sonlarında "Arkadaş" albümü piyasaya çıktı. Bu albümle sanatçı, Anadolu Rock müziğin müzikal anlamda en basarili örneklerinden birine imza atmıştır. sanatçı "Arkadaş" albümü için "Bu albümle dünya standartlarını yakaladım" demektedir. 1997'nın Ağustos ayında cezaevine girdi. yaklaşık on yıldır kurtulamadığı ticari bir dava yüzünden 9 ay cezaevinde kaldı. Cezaevindeyken uzun saçlarını kesip Akkuyu 'ya, yapılması düşünülen Nükleer santral projesinin protesto gösterilerine yolladı. Cezaevine girmeden önce oluşturmuş olduğu kayıtlarla "Mektup" albümünü çıkarttı. "Mektup" içeriden dışarıya yazılmıştı ve dışarıda bu "Mektup"u yüz binlerce kişi okudu. İçerde bos durmadı "Kedi Köprüsü" adli ilk kitabini yazdı. Gözleri kör eden ışıklardan kurtulmuş ve her ne kadar yüz bin mektup almış olsa da sonunda kendisine kalmıştı. Bu "kendinelik" bir kitapla somutlaştı. Cezaevinden çıktıktan sonra yeni albümünü hazırlamak için çok az bir vakti vardı. Çünkü 18 aylık askerlik görevi bekliyordu. Bu koşullar altında "Yine Ayrılık" albümünü çıkarttı ve askere gitti. O askerdeyken bedelli askerlik çıktı. Anlamlı bir talihsizlik oldu. Askerdeyken Türkiye�nın daha önce hiç gitmemiş olduğu yerlerinde konserler verdi. Bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da konserler verdi. 1999 depreminin ardından İzmit"te kurulan Çadır kentlerde bizzat çalışıp çadırlar kurdu. Depremzedeler yararına konserler verdi. Askerdeyken izin günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi. "www.Leyla.com"u çıkarttı. Gittikçe dijitalleşen bir dünyada duyguların da dijitalleştiğinden dem vuruyor, "Kamyoncunun Türküsü" şarkısıyla Susurluk'a gönderme yapıyordu. Askerlik görevinin ardından sırasıyla "Kral Çıplak", "Bir Erkeğin Günlüğü" ve "Aç Pencereni" adli albümlerini piyasaya sürdü. Ayrıca ikinci deneme kitabi olan "Moritos!un Düşleri' Ni yayımladı. Sanat yaşamının on besinci yılına (2005) adim atan sanatçı, bu geçen on beş yıl boyunca yurtiçinde ve yurtdışında yaklaşık on bin konsere çıktı. Türkiye'de en çok konser veren sanatçıların basında gelen Haluk Levent, bu konserlerin çok önemli bir kısmından para almamış, konserin gelirini ihtiyacı olan hastalara vakfetmiştir. Yardımsever Rock' çı tanımının yakıştırılması bu sebeptendir. Ayni zamanda Çevre Sorunlarına karsı duyarlılığıyla ön plana çıkan sanatçı, hemen hemen her albümünde çevre bilincini asılama yolunda şarkılara yer verdi. Türkiye�nın değişik bölgelerinde çevre katili projeler aleyhine davalar açtı ve açılan davalara müdahil oldu. Mersin'in Kazanlı ilçesindeki Caretta Caretta Kaplumbağalarının soyunun tükenmemesi için protesto gösterilerinde bulundu. Kısa sanat yaşamına on iki albüm, on bin konser, iki kitap yüzlerce ödül, yardim konserleri, iki tane rekor konser (on iki saatlik), onlarca çevre davası sığdıran Haluk Levent, yürüdüğü yolda olgun ve emin adımlar atmaya devam ediyor. _________________  |
|  | | |
| 2 sayfadaki 2 sayfası | Sayfaya git : 1, 2 |
| | Bu forumun müsaadesi var: | Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| |
| |
| |